Rahim duvarı kalınlaşması uterus iç yatağını döşeyen endometriyum denen zardaki kalınlaşma ve büyümeyi ifade eder. Rahim duvarı kalınlaşması yakşaşık 1-1,5/1000 oranında görülür. Kalınlaşma gebelik, hormon tedavisi ve benzeri selim durumlarda olabileceği gibi endometrial kanserde de görülebilir.
Rahim içi zardaki hücre çoğalması zarın kalınlaşmasına neden olur. Normalde her adet siklusunda rahim içi zar fizyolojik olarak kadınlık hormonlarının etkisiyle incelir ve kalınlaşır. Bu döngü embriyonun rahme tutunması için gereklidir. Ancak bazı hallerde kalınlaşma normal sınırları aşar.
Üreme çağındaki bir kadında rahim duvarı kalınlığı 7-14 mm olmalıdır. 14 mm üzerinde olması kalın olduğunu gösterir. Menapoz döneminde ise adetin kesilmesiyle birlikte endometriyum incelir. Menapoz döneminde rahim duvarı kalınlığı 5 mm’nin altında olmalıdır. Üzerindeki değerler endometrial kalınlaşma olarak değerlendirilir.
Rahim kalınlaşması genellikle menapozda ya da menapoza yakın dönemde görülür. 35 yaş altı kadınlarda ise daha nadirdir. Rahim kalınlaşmasının olası nedenleri ve risk faktörleri şunlardır;
Rahim duvarı kalınlaşması olan bir kadın kısa veya uzamış adet döngüleri, anormal kanamalar gibi adet sorunları yaşayabilir. Adet kanaması normalden fazla olabilir. Özellikle menapoza girmiş bir kadında vajinal kanama olması önemli bir belirtidir.
Erken gebeliğin en önemli belirtilerinden biri de endometrial kalınlaşmadır. B-hCG değeri pozitif 3-4 haftalık gebelikle uyumlu bir kadında endometriumun kalınlaştığı görülebilir.
3 haftalık bir hamilelikte gebelik kesesi yaklaşık 0.1 mm çaptadır ve ultrason ile görülemez. Ultrasonda izlenen en erken gebelik bulgusu 3,5-4 hafta arasında görülen fokal ekojenik odak şeklinde seçilen endometrium iç kısmındaki kalınlaşmadır. Ancak bu bulgu kesin gebelik olduğu anlamına gelmez.
Gebeliğe ait ilk bulgu kalınlaşmış zarda gebelik kesesinin görülmesidir. Genellikle 4-5 haftalık gebeliklerde gebelik kesesi TV (transvajinal) ultrason ile gösterilebilir. Buna intradesidual kese bulgusu adı verilir.
Rahim duvarı kalınlaşmasına neyin sebep olduğunu bilmek tedavi açısından önemlidir. Ultrason rahim zarındaki kalınlaşmayı saptamada, hızlı, kolay ulaşılan ve doğruluğu yüksek bir yöntemdir. Bize rahim duvarı kalınlaşması kaç mm olduğu bilgisini rahatlıkla verir.
Ultrason 2 şekilde yapılır. Alttan bakılan transvajinal ultrason ve karından bakılan pelvik ultrason. Pelvik ultrasonda idrara sıkışık olmak gerekir. Transvajinal ultrasonda ise mesane boş olmalıdır. Transvajinal ultrason rahim kalınlaşmasınının kaç mm olduğunu bize daha kesin bir doğrulukta verir. Ancak pelvik ultrasonda da ölçüm yapmak sağlıklıdır.
Bir diğer tanısal yöntem ise histeroskopi ile parça alınmasıdır. Histeroskopi ince ışıklı kameralı bir alettir. Doktor bu aleti kullanarak şüpheli yerden küretaj ile biyopsi alır.
Endometrial biyopsi kürtaj yöntemiyle rahim içinden parça alınmasıdır. Probe kürtaj tanısal bir kürtaj şeklidir. Aynı zamanda yoğun vajinal kanamalarda kanamanın durması için tedavi amaçlıyla da yapılabilir. Eskiden yumurtlamanın takibi açısından da küretaj yapılmaktaydı. Ancak günümüzde uygulanmamaktadır.
Menopozdaki kadınlarda rahim ağzı atrofik olur. Atrofik bir rahim ağzından parça almak için endometrial kaviteye ilerlemek zordur. Bunun için pipel adı verilen ince plastik kanüller kullanılır.
Fraksiyone kürtaj denen bir yöntemde düzensiz vajinal kanamanın yerini saptamak için önce rahim ağzı sonra da rahim içinden parça alınır. Alınan parça hücresel inceleme için patolojiye yollanır.
Rahim duvarı kalınlaşmasında nedene yönelik tedavi uygulanır. Endometrial biyopsi sonucunun kanser gelmesi durumunda rahmin alınması gerekir. Rahim çıkarılması ameliyatı histerektomidir. Bilgisayarlı tomografi, MR görüntüleme ve PET CT ile kanser yayılımı belirlenerek evreye uygun cerrahi plan yapılır. Ameliyatlar kanserin evresine göre açık ya da kapalı olarak uygulanabilir.